Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Osman Gürçay
Osman Gürçay
osman.gurcay@lifebursa.com

COVİD-19 ile mücadelede '100 bin'e göre muamele...

19 Şubat 2021 Cuma, 16:13

Sağlık Bakanlığı tarafından ilk kez geçen hafta yayınlanan il bazında 100 bine göre vaka sayılarında Bursa olarak, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya'dan iyi durumda olmamız elbette tesadüf değildi.

KORONALI kına gecelerinden, Kurşunlu sahilindeki köpüklü partilerden, maskesiz huzur turlarından sonra Bursa İl Sağlık Müdürü'nün değişimi ile başlayan disiplini ve halka dokunan süreç Bursa'nın risk haritasını kıpkırmızıdan yeşile çevirdi.

Üç milyon nüfuslu, 17 sanayi bölgesine sahip Bursa'nın 100 binde 34.87 vaka sayısını ne anlama geldiğini anlamak için İstanbul'un 100 binde 60,19, Antalya'nın 100 binde 78.20 veya rekortmen Trabzon'un 100 binde 228,02 olduğunu görmek yeterlidir.

Marifet iltifata tabi olmazsa, başarı ödüllendirilmezse cezalar ve kısıtlamalar her il için eşit uygulanırsa adil olmaz.

Bu düşüncemi vaka sayısı bakımından Bursa ilk beşten aşağı inmediğinde de paylaşmıştım.

Hafta başı sunduğum lifebursa.com' da Sabah Kahvesi programında söylediğim, COVID -19 ile mücadelede başarılı illere pozitif ayrımcılık yapılmasının hükümetçe gündeme getirilmesinden mutluluk duyuyorum ve sürecin biran önce başlatılmasını diliyorum.

Böyle bir uygulama bütün illeri COVID-19 ile mücadeleye teşvik edecektir.

Kurallara uyulduğunun yerel yorumlar, dileklerle, temennilerle değil, Sağlık Bakanlığı verileri olarak matematik gerçek olarak açıklanması, mücadeleye olan inancı artırır ve yeni normali yaşamak için her il'e sorumluluk yükler.

Görünen o ki; PANDEMİ ve mutasyonla oluşan türevleri kısa zamanda bitmeyecektir.

Bizler 2M 1T kuralını uygularken, işletmeler, mağazalar, kafeler, lokantalar da yeni normalin kurallını çok sıkı bir şekilde uygulamak zorundadır.

Ve uymayanlara en sert bir şekilde ruhsat iptaline kadar giden yaptırımlar uygulanmalıdır.

Dünya'da ve ülkemizde ikinci dalgayı başlatan, işletmeler tarafından yeni normale dönüş kararları ile tehlikenin bittiğinin sanılmasıdır.

Sadece ateş ölçmekle, HES kodu okutmakla bu mücadele olmaz. Bütün tedbirlerin herkes tarafından içselleştirilmesi ve eğer bu olmazsa bedelinin hayatımızı kaybetmek olduğunun bilinmesidir.

İlk günlerde korku filmi fragmanı gibi izlediğimiz günlük vaka sayılarının ve ölümlerin birkaçının yakınımızda belirmesi bize ders olmalıdır.

Aşı konusuna gelince...

Bilgilerine ve kişiliklerine çok inandığım hocalarım Bursa Uludağ Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Emin Halis Akalın ve Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Profesörü Tayfun Carlı iki ay kadar önce aşı olarak ne bulursanız vurunun demişti.

Ben de sıramı bekledim ve 65+lı olarak ilk aşımı oldum, ikincisini de 28 gün sonra olacağım.

Aşı karşıtlığı ve inançsızlık duygusu yaşayanların insan sağlığı dünyasında geriye doğru bir yolculuk yapmasını öneririm.

Kızamık, Boğmaca, Difteri, Tetanos, Kuduz, Çiçek Hastalığı, Suçiçeği, Çocuk Felci, Sarılık gibi hastalıklar coğrafyamızda aşı sayesinde yok olmuşlardır.

Pek çoğumuzun bildiği gibi 1960'lı yıllara kadar ince hastalık denen ve yakaladığını götüren Verem Hastalığı aşı sayesinde günümüzde ölümcül olmayan basit bir akciğer enfeksiyonu olarak görülmektedir.

O dönemlerde aşı karşıtlığı belki de bugünlerden daha çoktu ama sonunda aklıselim, bilim ve insanlık kazandı.