Lifebursa.com - Bursa ve Türkiye'den son dakika haberleri
Burcu Negizsoy
Burcu Negizsoy
dytburcunegizsoy@gmail.com

Bitki çaylarının hazırlanması ve kullanımı

19 Şubat 2021 Cuma, 09:42

Bitki çayları; doğru bitki, doğru hazırlık ve doğru miktar ile sağlığa yarar sağlamaktadır. Ancak gereğinden fazla tüketilen, yanlış hazırlanan bitki çaylarının toksik bir etki yaratabileceği bilinmelidir. Özellikle kronik bir hastalığı olan bireyler, düzenli ilaç kullanan bireyler, anne adayları ve emziren annelerin bitki çayı tüketmeden önce hekim/diyetisyenlerine danışılmalıdır.

Bitki Çayları Nasıl Hazırlanır?

Bitki çayları birçok farklı şekilde hazırlanmaktadır ancak en sık kullanılan hazırlama yöntemleri kaynatma ve demlemedir.

Bitkilerin odunsu kısımları kaynatma yöntemi ile hazırlanmalıdır. Çaydanlık içine her bir fincan için 1-2 gram bitkinin kök, odun gibi kısımları koyulur. Kaynatma kısık ateşte 30 dakika kadar sürmelidir.

Kaynatma yöntemi ile etken maddenin ısı ile birlikte suya daha iyi geçişini sağlar. Kaynatma sonrası taneler süzülerek tüketilebilir. Herhangi bir uçucu bileşen içeren bitki kaynatma yöntemi ile hazırlanmamalıdır.

Bitkilerin yaprak, çiçek gibi kısımları uçucu etken maddeler ve ısıya hassas bileşenler içerdiği için demleme yöntemi ile hazırlanmalıdır. Her bir fincan için 1-2 çay kaşığı kadar bitki yaprağı veya çiçeği ağzı kapalı olan bir çaydanlığa koyulur üzerine 80 derece su eklenerek 5-20 dakika arası bekletilir. Ardından süzülerek tüketilir.

Bitki çayı hazırlanması sırasında önemli olan noktalardan biri, çayın hazırlandığı sudur. Düşük sertlikte PH seviyesi 7-8 olan bir içme suyu kullanılmalıdır. Su bir kere kullanılmalı ve birden fazla kaynatılmamalıdır. Fazla kaynatma işlemi ile suyun mineral derişimi bozulmaktadır.

Bazı Çaylar ve Faydaları

1.Siyah Çay

Toplumumuzda en çok tüketilen çay, siyah çaydır. Siyah çay, içerdiği flavonoidler ile kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmaktadır. Düzenli tüketilen siyah çayın kan kolesterol ve trigliserit seviyelerini düşürdüğünü gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Antioksidan kapasitesi yüksek olan siyah çayın antimikrobiyal bir özellik gösterdiği bilinmektedir. Siyah çay insülin duyarlılığını arttırarak kan şekerinin düzenlenmesine içeriğindeki epigallokateşin sayesinde katkı sağlamaktadır. Ek olarak içerdiği polifenolik bileşenlerin kanser hücrelerinin büyümesini baskıladığı bulunmuştur. Ancak siyah çayın demir emilimini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle yemeklerden en az 30 dakika sonra tüketimi önerilebilir.

2.Yeşil Çay

Ağırlık kaybına katkısı olan bitki çayı denildiğinde herkesin aklına yeşil çay gelmektedir. Yeşil çay içerdiği kateşinler ile norepinefrini ve termogenezi arttırarak zayıflamaya katkı sağlamaktadır. Yeşil çay tıpkı siyah çay gibi polifenol ve flavonoidlerden zengindir. Bu sebeple kanser, kalp-damar hastalıkları, diyabet gibi hastalıklar üzerine olumlu etkileri bulunmaktadır.

3.Rezene Çayı

Rezene, maydonozgillerdendir. Özellikle gaz ve şişkinlik problemlerinde mide ve bağırsak hareketlerini arttırarak giderilmesinde kullanılmaktadır. Emzirme döneminde en sık kullanılan çaylardan biridir ancak anne sütü arttırıcı etkisi kanıtlı değildir.

4.Beyaz Çay

Beyaz çay, son dönemde oldukça popüler olan çaylardan biridir. İçeriğindeki kateşinler, fenolik maddeler ve alkaloidler sağlığa katkı sağlayan bileşenlerdir. Bu bileşenler sayesinde antibakteriyel, antikanserojen ve antimutajenik özellik göstermektedir. Son dönemde obezite üzerine olan etkileri sıklıkla tartışılmakta olan beyaz çayın pankreatik lipaz akvitesinin inhibisyonunun incelendiği bir çalışmada beyaz çayın, siyah ve yeşil çaydan daha etkili olduğu kanıtlanmıştır. Ek olarak beyaz çay anti-aging (yaşlanma karşıtı) etki de göstermektedir.

5.Melisa Çayı

Uykusuzluk çeken kişilerin aklına ilk gelen çay melisa çayıdır. Melisa çayının sedatif /sakinleştirici etkisi, olumlu duygu durumu desteklemektedir. Ek olarak gaz ve şişkinlik problemlerinde kullanılabilir. Melisa çayının bu olumlu etkilerini yaratan formu oğul otudur. Bu sebeple satın alırken etiketine, paketli olan ürünlerin satın alınmasına dikkat edilmelidir.

6.Adaçayı

Adaçayı, soğuk algınlığı zamanlarının vazgeçilmez çayıdır. Antimikrobiyal ve antioksidan özelliği sayesinde soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında olumlu etkiler göstermektedir. Gaz ,ishal gibi sindirim sistemi sorunlarında adaçayı günde 1-2 fincan kullanılabilir. İçerdiği rosmarinik asit ile kan şekerini düzenlerken camfor ve carnosol içeriği ile antioksidan özellik göstermektedir. Ek olarak adaçayının östrojen benzeri etki göstererek kadınlarda menapoz sonrası sorunlara karşı olumlu etki göstermektedir. Menstrüel döngü bozuklukları ve polikistik over sendromu (PKOS) bulunan kadınlarda düzenli tüketimi adet döngüsünü düzenlemektedir.

Hangi Çayı Neden Kullanalım ?

Hazımsızlık için :

Anason, dereotu, havlıcan, kakule, kimyon, papatya, rezene , yeni bahar ve zencefil kullanılabilir.

Kabızlık için:

Rezene , sinameki çayları kullanılabilir. Ancak sinameki çayının uzun süreli kullanımı önerilmemektedir.

Karaciğer hastalıkları için:

Hindiba, kurt pençesi ve zerdeçal kullanılabilir.

Mide ağrısı için:

Kudret narı , zencefil ve rezene kullanılabilir.

Uyku bozuklukları için :

Anason, melisa , papatya ve rezene tüketilebilir.

Zayıflamak için :

Yeşil çay, zencefil, nane ve zerdeçal demlenerek tüketilebilir.

Ödem için :

Kiraz sapı, mısır püskülü ve rezene kullanılabilir.

*Bitki çaylarını tüketmeden önce hekim/diyetisyeninize danışmayı unutmayın.